Bana bir taş verin, size bir dağ yaratayım!
37 yıla sığan deneyimle...

BEHNAN ULAŞ

AMBALAJ VE GRAFİK TASARIMCISI

Daha doğru tanımıyla ‘Ambalaj Üstü Grafik Tasarımı’, sanatla birlikte mühendislik bilgi ve becerisi de gerektirir.

Doğru kişiyle çalışırsanız, hedefinize ulaşır, ürününüzü satarsınız.!

Grafik Tasarımda herkesin gördüğünü görmek kolay. Zor olan ‘herkesin baktığı yerde, hiç kimsenin göremediğini görebilmek’ de…

Alaylısı, okullusu, doğuştan yeteneklisi… Kimi özgün kalırken, kimi çalıp çırpıyor… Kazanılan ödüller çarçabuk eskiyor! ‘Yoğurdum ekşi!’ diyen yok.‘Gencim, eser gürlerim! Tecrübe konuşur! Kitabını yazdım!’ diyen çok. Lafla ‘peynir gemisi’ yürümüyor. Aynası iştir kişinin…

Kimse referansına güvenmesin! Eski işlerin hatırına kimse sana iş vernez...

Onun yansıması yaratıcı reklam ajansı diyelim, her seferinde reklam verenine kendisini tekrardan kanıtlamak zorundadır.  Hiç kimse geçmişte yaptığı işlerin hatırına bir işin onaylanmasını bekleyemez. ‘Benim mesela bagajım çok kuvvetli. Ohoo… Ben, geçmişte ne büyük işlere imza attım, neleri başardım, ne ödüller kazanmış bir adamım!’ diyemezsin. Reklam verende zaman sana: ‘Evet, bir şey demedik.  Şimdi benim için ne yapacaksın?’ deme hakkına sahiptir!  ‘Ya seni de şöyle bi idare ediverelim…’ diyemezsin.  ‘O zamanki o etkiyi yaratan şeylerden bana da yap!’ diye gelir karşına.  Yaparsın, ikinci dönemde tekrar aynı şeyi bekler. Her yeni işte, reklam verenine kendini tekrardan kanıtlamak zorundasın! Yeni müşterin için de ‘Tasarımın Kitabını (!)‘ yeni baştan yazacaksın.

HİZMETLERİMİZ

behnan

Tasarıma Farklı Bakışlar...

ambalajtasarim

Zor ve değerli olan, ‘herkesin gözünü diktiği yerde, kimsenin fark edemediğini görebilmektir.’ İşte asıl marifet burada saklı! Tasarımcınız böyle biri olmak zorunda. Kiminle çalıştığınızın çok çok önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. Eh, ortalık kaynıyor: eğitimliler, akademisyenler, alaylılar ve doğuştan yetenekliler… Herkes her şeyi tasarlıyor, çiziyor. Kimisi özgün takılıyor, kimisi ‘yaratıcılık’ adı altında kopyalıyor. Rafları ödüllerle donatsan da, ne yazık ki, başarının fiyat etiketi yok! Tasarımcı para için sanatını ayaklar altına serip, ‘Müşteri ne isterse onu yaparım.’ demez. Düşüncelerini, yarattığı isteği müşterisine ikna ettirebilendir. Tasarımda sıradanlık yerine, işin hakkını, doğrusunu ve etkili olanını verendir.

Her an güncelenebilen, sürekli tasarım trendlerini araştıran, sektörde gelişmeye açık olan tasarımcı ‘İşin doğru adamıdır.’ Ortaya konan eserin, baskı tekniklerini bilmeden çizimini yapan kişi tasarımcı değildir. Tasarımcı sırf yaratıcılık becerisiyle ‘Ben bu işin adamıyım!’ diye ortaya çıkmamalıdır. İşin baskı aşamalarına göre yaratıcı çizgilerini baskıyla uyumlu çizebilendir. Hedefindeki tüketicisini, satın alma davranışlarını bilmeyen tasarımcıdan doğru iş çıkmaz! Yanlış kişiyle çalışıyorsanız, hedef şaşar. Tasarımınız nereye gittiği belli olmayan bir ok olur! Velhasıl, kişinin aynası iştir ama o aynaya bakan kimse yok! Lafla peynir gemisi yürüyor. Tasarımcıyı seçerken kavun gibi kokluyoruz. Mis gibi koksun, bal gibi tatlı olsun diye umut ediyoruz! Kelek kavunu yemek zorunda kalıyoruz.

Bir iş için ”Neden tasarımcı ile çalıştığınızın” farkında olmanız gerekir. İşin sahibi olarak ürünü sizden daha iyi kimse bilemez. Ancak, ürününüzü en iyi tanıtacak olan da siz değil, tasarımcıdır. İşini iyi bilen bir tasarımcıyla çalışmaya karar verildiğinde, tasarımcıya özgürlük tanıdığınız, zamanı geniş tuttuğunuz ve detaylı ön bilgi verdiğiniz oranda doğru sonuç alırsınız. ‘Çorbada tuz olmak’ ölçüsü huzursuzluk yaşatır. Birbirini dinlemek, anlamak, güven, saygı göstermek, karşılıklı ikna olmak başarının ön şartıdır. Tasarımcının öncelikli sorumluluğu, sanatının estetiği ya da kazanacağı para değil, müşterisinin ”faydasını ve cebini” düşünmektir. Unutmayalım; bir taşla üç kuş vurma isteği ve estetik beklentisi yemeğe katılan baharat gibidir. Azı da fazlası da tadını bozar.

İlk başta hesaplı gibi gelir ama bir bakmışsınız sonuçta daha fazla bedel ödemişsiniz! ‘O da iyi çizgi çizebiliyor, estetik duygusuna sahip diye bir logoyu tasarımcı yerine mimara çizdirmeniz asla doğru sonuç vermez! Dişini doktora değil, kerpetenden anlıyor, hem de daha ucuz diye nalbura çektirirsen sonucuna katlanırsın. Tüketiciyi kazanmak için, maliyetleri azaltmak adına ucuza kaçmak yerine işini bilen tasarımcılarla çalışın. Marka olmak için, marka olmuş tasarımcılarla çalışmaktan kaçmayın. ‘Meşhurlarla çalışmak pahallıdır.’ Tam aksine boş bir laftır.  Çalışmamak daha çok para gerektirir. Başta pahalı görünür ama uzun vadede kazandırır. Ucuz işin düzeltisi, yeni maliyetler, zaman ve daha çok parayı gerekli kılar. Bize bu kadarı yeter’ dediğinizde bile, aslında yetmez. Küçük balık olmamak için iyi bir kılavuz şart, yoksa büyük balıklara yem olursunuz. Gelecek daha pahalıya patlamasın, büyük düşünün! Hele marka olmak istiyorsanız, büyük düşünmeniz şart. ‘Kasaba Kurnazlığı’ kafasıyla yapılan çoğu işin maalesef çoğu çöp!

Kendini ’bu işin uzmanı’ ilan eden sahte tasarımcılar ordusundan sıyrılmak, cidden zor iş! Tasarım dünyasında artık “bilgisizlik ve para” ikilisi, arsızlığın zirvesinde. Kim hazır şablonları sağdan soldan çekiştirip, “Özgün” diye müşterinin önüne koyarsa, o günün kahramanı! Garip olan şu ki, bu komik tasarımlar için faturayı, hep müşteriler ödüyor? Tasarımcı, elbette müşteriyi düşünmeli, ama oluru verken, on kuruşa iş yapıp sonra ek faturalarla şok etmek de iş tarzı olmamalı. Aslında işin sırrı ‘anahtar’ı doğru seçmekte. Tasarımcının yaşına, sözüne değil, yaptığı işe bakarsanız, çözülmeyecek düğüm yok. İyi anahtar her kapıyı açar, nokta!

Doğru ambalaj, ’Satan’, ’Sattıran’ ambalajdır! Rakipleriyle aynı rafta öne çıkmıyorsa, öncelikle ambalajı iyi değil demektir. Ürününüzü raftan üç-beş saniyede aldıramıyorsanız, yanlış tasarımcıyla çalışıyorsunuz demektir. Listenizde yoksa bile,  görüldüğünde satın almaya zorlamıyorsa, ambalaj tasarımı doğru değildir. Tasarımın üstüne kuş ta kondursanız, sattırmazsınız. Ambalaj tasarımının güzel olması, estetik kokması değil, hedefteki tüketicinin beğenileriyle uyumlu ona hitap eder olmak zorundadır. Bazen basit ve sıradan, sizin hiç beğenmediğiniz bir tasarım bile doğru ambalajı ortaya koyar.

Asıl mesele, işi gerçekten iyi, doğru ve etkili yapabilen kişileri bulmanın zorluğu. Bu durumda grafik tasarımcıların çoğu, ambalaj tasarımı konusunda da sorumluluk üstleniyorlar. Peki, her grafik tasarımcıya ambalaj tasarlatılmalı mı? Çizemez demiyorum, çizmemelidir! Her grafik tasarımcı bir şeyler ortaya çıkarabilir, ancak bu iş öyle gelişi güzel yapılmamalı; yapmaya kalkmanın çoğu zaman zarar getirdiğine şahit oluyoruz. Ambalaj tasarımı ciddi bir iştir. Ambalaj tasarımı, diğer grafik çalışmalarından tamamen farklı ve özel bir uzmanlık gerektirir. Bu iş bir nevi mühendisliktir. Tasarımcı, ambalaj malzemelerini iyi tanımalı, her tür baskı metodunu ve tekniklerini bilmeli, bu baskılara uygun tasarım yapabilmelidir. Pazarlama ve tüketici davranışlarını anlamak, bir sosyolog hassasiyetini gerektirir. Markalaşmadan, ikna psikolojisinden ve tipografiyi yaratıcı bir şekilde kullanmaktan anlamalıdır. Renk yönetimi, renklerin anlamı ve doğru kullanımı konusunda bilgisi diğer grafik tasarımcılardan üstün olmalıdır. Ayrıca, maket yapma, mockup hazırlama ve tasarımı baskıya uygun hale getirme (repro) becerilerine de sahip olmalıdır. Üç boyutlu düşünme ve tasarlama yeteneği de cabası. Kısacası, bir ‘Ambalaj Mühendisi’ olmanız gerekir.

Ambalaj üzerine uzmanlaşmış bir grafik tasarımcı bulmak, gerçekten zorlayıcı bir mesele. Bu alanda eğitim veren grafik bölümlerinde ambalaj tasarımı son yıllarda eğitim programlarına eklendi ancak eğitmenler de bu konuda tam anlamıyla uzman değil. Ambalaj endüstriyel tasarımı ve malzeme konusunda çok yol aldılarsa da, ürün ambalaj üstü grafik tasarım konusunda yeni yeni yetişiyorlar. Grafik tasarım dalında logo, broşür, afiş tasarlayan sayısız kişi bulmak olasıyken, ambalaj tasarımı yapabilenler ister akademik mezun ister alaylı olsun, bir elin parmaklarını geçmiyor. Üstelik, bu konuda yetişmiş nitelikli tasarımcılar baskı şirketleri tarafından yüksek maaşlarla kapılmış durumda. Bu bile sektördeki açığı kapatmaya yetmiyor. Akademide ders vermesi gereken bu yetenekli insanlar, okul sıralarında değil; baskı şirketlerinde teknik sorumlu olarak çok daha fazla kazanç elde ediyorlar. Sektörün alaylıları dediğimiz, yani uygulayarak öğrenen en iyi isimler de yine bu firmaların bünyesine girmiş durumda. Geriye kalan az sayıda iyi tasarımcı ise ya ajanslarda ya da serbest çalışıyor, fakat çoğu ambalaj tasarımı konusunda zorlanıyor. Diğer sektörler de ihtiyaç duydukları yetenekli tasarımcı bulmakta ve doğru tasarımcılara ulaşmakta büyük sıkıntı yaşıyor. Bu süreçte hatalar, revizyonlar ve sürekli yeni tasarımcı arayışları nedeniyle emek, para ve zaman kaybı yaşanıyor.

Tasarım yaptıran sahibinin ya da çizerinin hayalinden ibaret değildir. Özel analizlerin, şekil ve renk anlamlarının,  çizgisinin: yani ‘Ambalaj Tasarım Mühendisliği’nin tüketici beğenisiyle uyumu sonucu belirler. Tasarıma olur veren ürünün sahibinin değil, daha çok hedef kitlenin onayını gerektirir! Tasarım ciddi bir iştir ve uzmanlık ister. Bu nedenle tasarım onayını, tüketiciyi en iyi bilen, en iyi tanıyan konumda kim yetkiliyse (genelde pazarlama sorumlusudur), tasarımcının ortak kararı vermelidir. Sadece ürünün sahibi diye, patron karar vermemelidir!

yapay zeka ambalaj1

En sonda söylenecek olanı baştan dile getirelim: Henüz zamanı değil! Yapılıp yapılamayacağını, yapay zeka programlarının gelişmesi gösterecek. Yapay zekanın daha çok pişmesi, çok yol kat etmesi gerekiyor. YouTuber’ların abartılı videolarına aldanmayın; ‘Yapılıyor!’ diyorlar, ama ortada elle tutulur bir şey yok. Gerçekleştirilen örneklere bakıyoruz, ortada bir başarılı sonuçlar göremiyoruz.

 Evet, metin yazmada, analizlerde, verileri inceleyip raporlamada epey bir mesafe kat eden yapay zeka, görsel oluşturma alanında ise hâlâ birçok sorunla boğuşuyor. Özellikle detayların oluşturulmasında başarısız. Resim veya fotoğraf üretiminde emekleme dönemini yaşıyor. Gerçekçilikten uzak ve üretilen görsellerin yapay olduğu hemen belli oluyor. Gereksiz, anlamsız grafik ögeleri; uyumsuz çizgiler, şekiller ve renk geçişleri hemen göze batıyor. Eklemeler ve çıkarmalarda ise hem görsel hem teknik uyumsuzluklar baş gösteriyor. Yapay zeka, tüketici davranışlarını analiz edebilir, renklerle ilgili metinsel araştırmaları raporlayabilir. Ancak iş görsel tasarıma geldiğinde, etkili bir sonuç almak için oldukça dikkatli ve doğru istemler (prompts) yazmak gerekiyor. Bu konuda bizler henüz tam anlamıyla ustalaşmamışken, başarılı görseller elde etmek oldukça güç. Sen ayrı istem, ben ayrı istem yazınca yapay zeka ayrı sonuçlar veriyorsa, doğru kimin doğru istediğine göre değişecekse, bunun hangisi doğru tasarım olacak.

 Tasarım, duygulara dokunmaktır; bir hisse hitap etmektir. İşin içine duygu girince, yapay zekadan etkili, estetik bir sonuç beklemek şimdilik hayal. Ha, fikir verir mi? Elbette! Ama bu süreçte daha çok yol almamız gerektiği aşikar! Bir de, tasarım gibi akademik bir disiplini “işi ucuza getirme çabası” ile her önüne gelen işi yapay zekayla çözüleceğini sanmak, yanıltıcı olabilir. Ambalaj tasarımını yapay zekaya yaptırmak düşüncenizi şimdilik en az birkaç yıl erteleyin. Sonrası mı? Allah Kerim!

Son 3 Yazı

Sorry, we couldn't find any posts. Please try a different search.

Scroll to Top